Epilepsi Nedir? - Beyaz Değişimler

Epilepsi Nedir?

Epilepsi; zaman zaman gelen, bilinç yitimi yapan ya da yapmayan çeşitli tipte nöbetlerle seyreden bir beyin hastalığıdır. Sebebi belli olan ya da olmayan ve zaman zaman tekrarlayan nöbetler geçiren kişilere epilepsi hastası denir. Epilepsi ile sara aynı şeydir. Yurdumuzun bazı yörelerinde tutarık adı ile anılır.

HER NÖBET GEÇİREN EPİLEPSİ HASTASIMIDIR ?

Hayır, her nöbet geçiren epilepsi hastası değildir. İnsanların % 8-9u hayatlarının bir bölümünde tek bir nöbet geçirebilirler. Beyin dışı nedenler, örneğin; kan şekeri düşmesi, kanda kalsiyum azalması, bazı ilaçlar, bazı zehirler, böbrek hastalıkları, kalp ritm bozuklukları (yavaşlamalar) şeklindeki kalp hastalıkları ve ateş epileptik nöbete neden olabilir. Bunlar epilepsi hastası değildir. Epilepsi tedavisi gerektirmez, bunların tedavisi nedene yöneliktir.

KİMLER EPİLEPSİ HASTASIDIR ?
Beyin dışı nöbet yapıcı herhangi bir neden bulunamayan, beyinde hasarlı bir beyin bölgesi görülen ya da görülemeyen ve tekrarlayan nöbetleri olan kişilere epilepsi hastası denilir.

EPİLEPSİ NÖBETİ NASIL OLUR ?

E epilepsi nöbeti sırasında beyinde fazla sayıda sinir hücresi birden ve aynı anda elektrik boşalımı yapar. İşte bu fazla elektrik boşalımı epileptik nöbete neden olur.

NELER EPİLEPSİ YAPAR ?

Epilepsi nöbetlerin yaklaşık yarısında epilepsiyi yapan neden belirlenir bunlara nedeni belli olan epilepsiler denilir. Kalan yarısında ise epilepsi nedeni belirlenemez bunlara nedeni belirlenemeyen (idiopatik) epilepsiler denilir. Bilinen epilepsi nedenleri şunlardır: Beyin tümörleri, beyin damar yumakları, beyin damarı tıkanmaları, kafa darbelerine bağlı beyin dokusu zedelenmeleri, kronik beyin iltihapları, bazı ilerleyici beyin hastalıkları, beyin gelişim ve yapılanma bozuklukları, bebeklikteki ateşli havaleler, zor doğumlar sırasında beynin oksijensiz kalması.

EPİLEPSİ VE NÖBET ÇEŞİTLERİ VARMIDIR ?
Epilepsi hastalığı ve nöbetler ayrı sınıflandırılır. Epileptik nöbetler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:
1- Bölgesel nöbetler
a- Basit bölgesel nöbetler (bilinç kaybı yok)
b- Karmaşık bölgesel nöbetler (bilinç kaybı var)

2- Tüm beyni kapsayan büyük nöbetler (bilinç kaybı var)
Basit bölgesel nöbetlerde nöbet beynin bir yerinde başlar ve orada kalır. Ancak bazı hastalarda tüm beyne yayılarak büyük nöbete dönüşebilir.Nöbet sırasında başlangıç beyin bölgesine göre çok değişik görünümler olabilir. Örneğin beynin arkasındaki görme bölgesi nöbetlerinde gerçekte olmayan ışıklar, şekiller vs. görülebilir.

Karmaşık bölgesel nöbetler ise genellikle şakak lobundan kaynaklanır. Az ya da çok daima bilinç yitimi vardır. Bu nöbetlerde önce hasta boş boş bakar ve duraklar, şaşkın, korkulu bir hali vardır, benzi genellikle solar, dudak çevresi hafif morarır, sonra ağzında bir şey varmış gibi yalanma yutkunma genelde kolların birinde bir hareketi tekrarlama gibi garip amaçsız hareketler olur. Çoğu nöbet bundan sonra geçer. Genellikle 20-30 saniye kadar sürerler. Bazı hastalarda nöbet böyle başlayıp kasılmalı büyük nöbete döner.

Büyük nöbetler kol ve bacaklarda birden kasılma, gözlerin genellikle yukarı çevrilmesi, boğazdan bir ses çıkması ile başlar. Grand mal denen büyük nöbet tipinde hasta önce kaskatı kasılır (tonik faz) sonra saniyede 3-4 kez titremeler başlar (klonik faz) ağızdan köpük gelir bazan idrar kaçırır. 1-2 dakika içinde hasta kendine gelir. Daima bilinç yitimi vardır. Büyük nöbetler birincil yayılımlı ve ikincil yayılımlı olmak üzere ikiye ayrılır. Birincil yayılımlılarda aura denen ve nöbet geleceğini haber veren belirti yoktur, hasta birden yere düşerek kasılmaya başlar. İkincil yayılımlılarda ise nöbet bir yerden başlayıp sonra tüm beyne yayıldığından aura bulunur. Auranın bulunması iyi bir şeydir hasta nöbet geleceğini anlayarak kendini emniyete alır.

Diğer bir büyük nöbet çeşidi petit mal nöbetler olup genellikle okul çağı çocuklarda günde onlarca kez gelen birkaç saniyeler dalmalar şeklinde olan absans nöbetleridir (petit mal). Diğer bir büyük nöbet tipi myoklonik nöbetlerdir ve ani irkilmeler şeklinde ortaya çıkar, bunları bazan büyük nöbet izler. Bazı büyük nöbetlerde ise hasta aniden yere yığılır ve hareketsiz kalır (atonik nöbet), bazıları birkaç saniye kramp girmiş gibi kasılır kalır (tonik nöbet).

EPİLEPSİ HASTALIĞININ SINIFLANDIRILMASI
Epilepsiler tıp dilinde çeşitli adlarla anılırlar. Epilepsilerin sınıflandırılması halk dili yönünden karmaşık olduğundan bazı özel epilepsi tipleri anlatılacaktır. Çocukluk çağı epilepsilerinden ergenlik ve erişkinlik çağına doğru bir sıralama yapılmıştır.

A-) ÇOCUKLUK ÇAĞI EPİLEPSİLERİ

1- Çocukluk absans epilepsisi: Erken ve orta çocukluk çağında günde onlarca kez gelebilen birkaç saniye süreli dalmalarla karakterizedir. İyi huyludur, ergenlikte kaybolur. Bu nöbetler fark edilmez ise, çocukların okul başarısı düşer, öğrenme güçlüğü ya da zeka geriliği olduğu sanılabilir. . EEG ile teşhis edilir.
2- Rolandik epilepsi: Genelde okul çağı çocuklarda uykuda ağız ve göz hareketleri ile seyreden iyi huylu epilepsi tipidir, ergenlikte kaybolur. EEG ile teşhis edilir.
3- Oksipital çocukluk çağı epilepsisi: Çocukluk çağında başlar. Büyük nöbetler görülebilir. Görme ile ilgili nöbetler, migren benzeri durumlar da sıktır. İyi huyludur, genellikle ergenlikte kaybolurlar. EEG ile teşhis edilir.
4- Okuma epilepsisi: Okuma sırasında bazen da yazma ve konuşma sırasında görülen nöbetlerdir. Boğazda genizde yanma karıncalanma duyuları ile başlar ve büyük nöbete dönüşebilir. İyi huyludur. EEG %80 normal olduğundan tanısı nöbet sırasında EEG çekmekle (iktal video monitorizasyon ) ile konur.
5- West Sendromu (infantil spasm): 1 yaş ve öncesi bebeklik çağında başlar. Genelde başın öne düşmesi, kol ve dirseklerde çeneye doğru, bacaklarda karına doğru ani çekilmeler şeklindedir (selam verme). Zeka geriliğine neden olabilir. Altında ciddi bir beyin hastalığı yatıyor olabilir. Nedeni belli olan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen bazı hastalarda ameliyat gerekebilir. Lennox-Gastaut Sendromu na dönüşebilir. EEG ile teşhis edilir, altta yatan anormalliği bulmak için bazı kan testleri ve beyin MR ı da çekilmelidir
6- Lennox-Gastaut Sendromu: Çocukluk çağında başlar, ilerleyici seyri vardır. Nöbetler inatçıdır. Birden çok nöbet tipi vardır. Silkinmeler (myokloni), ani düşme nöbetleri, büyük kasılmalı nöbetler vs tipte nöbetler görülebilir. Zeka geriliği sıklıkla bulunur. Genellikle altında ciddi bir beyin hastalığı vardır. Nöbetleri ilaçla durdurmak zordur. Uygun hastalarda ameliyat denenebilir.
7- Kazanılmış epileptik afazi (Landau Kleiffner Sendromu): Çocukluk çağında başlar, hem bölgesel hem büyük nöbetler bulunabilir. Nöbetlerle birlikte giderek çocuğun konuşması ve konuşulanı anlaması kaybolur, davranış bozuklukları görülebilir.
8- Epilepsia Partialis Continua: Çocukluk çağında başlar, çocuğun bir kol ve bacağında yüzünde devamlı olarak bölgesel kasılmalı nöbet vardır. Hareket merkezinin yakınında ve üzerindeki tümör, damar yumağı gibi nedenlerden oluşur. Bazı hastalarda virüs denen çok küçük mikropların yaptığı inatçı bir iltihap olduğu görülmüştür (Rasmussen Ansefaliti). Nöbetlerin olduğu tarafta felç durumu vardır. İlaçlara cevap vermeyen hastalara ameliyat uygulanır.

B-) ERGENLİK VE ERİŞKİNLİK ÇAĞI EPİLEPSİLERİ

1-)Uyanırken görülen grand mal nöbetler: Ergenlik çağı başında görülürler. Kasılmalı büyük nöbetler şeklindedir. Bazan nöbet öncesi sıçramalar – irkilmeler olabilir.
2- Juvenil myoklonik epilepsi: Ergenlik çağının başında ortaya çıkar, absanslar, büyük nöbetler, sıçrama irkilmeler şeklinde nöbetler yapar. En sık görülen idiopatik epilepsi tipidir. İrsi olabilir. 6.gende bozukluk saptanmıştır. Uyanıklık ve uyku EEG ile tanı konur.
3- Juvenil absansa epilepsi: Ergenlik çağında başlar, çocukluk absans nöbetleri gibi dalgamalar vardır ancak sayısı azdır. Bu hastalarda kasılmalı büyük nöbetler de görülebilir. Büyük nöbetlerden sonra sık olarak dalmalar görülür. İrsi özellik olabilir.EEG ile tanı konur.
4- Tonik klonik büyük nöbetle seyreden primer jeneralize idiopatik epilelpsi: Hastada birden yere düşme kasılma artından saniyede 4-5 kez titremeler görülür. Gözler yukarı doğru döner. İdrar kaçırma ve ağızdan köpük gelmesi olabilir. En sık görülen epilepsi tiplerinden biridir. İrsi özellik olabilir. Tanı EEG ile konur.
5- Frontal lob nöbetleri: Beynin ön (alın) bölgesinden çıkan epilepsilerdir. Nöbetler 2. Sıklıkla bu bölgeden çıkar.Genellikle böyük nöbetler olmak üzere çeşitli tipte nöbetler yaparlar. Hemen her tip nöbet görülebilir.
6- Temporal lob nöbetleri ve mesial temporal skleroz: Şakak loblarından çıkan nöbetlerdir nöbetler en sık bu bölgeden çıkar (% 50). Nöbet şekli yukarıda anlatılan karmaşık bölgesel nöbet tipindedir. En sık nedeni bebeklikte geçirilen ateşli havaleler ve doğum sırasında bebeğin dolayısıyla beynin oksijensiz kalmasıdır. Bebeklikteki bu olay bir erime süreci başlatarak daha sonraki hatta geç yaşlarda nöbetlerin ortaya çıkmasına neden olur. Genellikle ilaç tedavisine dirençlidir ve ameliyat gerekir. Ameliyatla düzelme şansı en yüksek epilepsi tipidir. Uyanıklık-uyku EEG, video monitorizasyon ve MR ile tanı konur.
7- Paryeto-oksipital lob nöbetleri: Arka kafa bölgesi nöbetleridir. Duyusal, görsel veya algısal bozuklar şeklinde başlayarak büyük nöbete dönebilirler. Nöbetler en az bu bölgeden başlar.
8- Status Epilepticus: Bir nöbetin biterken diğerinin tekrarlaması ile oluşan sürekli nöbet geçirme durumudur. Hayati tehlikesi vardır ve genellikle epilepsi ilaçlarının birden kesilmesi ile görülür. Nadiren hiç kasılmasız status da olabilmektedir.

C- DURUMA BAĞLI EPİLEPSİ SENDROMLARI

1- Ateşli havaleler: Bebeklik ya da çocukluk çağında çocukların %3ünde görülen sadece ateş olduğunda görülen bir nöbet şeklidir. Uzun süreli olanları ileride mesial temporal lob sendromuna yol açabilir. İlk ve uzun süreli sık tekrarlayan ateşli havalelerin altında beyin iltihabı veya beyin zarı kanaması gibi ciddi nedenlerin bulunabileceği akılda tutulmalı ve bu durumdaki bebekler incelenmelidir. İlk basit tip havale için tedavi gerekmez ancak uzun süreli ve sık tekrarlayan havaleler devamlı ilaç ile tedavi edilmelidir.
2- Refleks epilepsiler: Herhangi özel bir uyaranla ortaya çıkan nöbetlerle karakterizedir. Bu uyaran ışık, bir müzik parçası, dokunma vs. olabilir.

D- EPİLEPSİ BENZERİ TEKRARLAYICI NÖBETLER
1- Katılma nöbetleri: Bebeklerde ağladıkları zaman ortaya çıkan, morarma ya da solma şeklinde nöbetlerle seyreden nöbetlerdir. Ataklar arası EEG normaldir.
2- Panik ve anksiyete atakları: Psikolojik bir hastalıktır. Hastada zaman zaman sıkıntı ve panik atakları olur. Çarpıntı, nefes darlığı, bulantı kusma, ishal olabilir. Epileptik nöbetten çok daha uzun sürer.
3- Psikolojik cevapsızlık hastalığı: Zaman zaman çevre ile ilişkinin kesilmesi durumudur ve kasılmasız status epilepticus ile karışabilir. Atak sırasında EEG çekilerek ayırım yapılır.
4- Psikolojik nöbetler: Gerçek epilepsi nöbetleri ile karışabilir. İlaç tedavisine dirençli epilepsi olarak adlandırılan ve ameliyat uygulanması düşünülen hastaların % 10-15inde psikolojik nöbetlerin olduğu görülmüştür. Bazı hastalar gerçek epilepsi diye yıllarca yanlış epilepsi tedavisi görürler. Kesin tanı video EEG monitorizasyon ile nöbetin kaydedilmesi ile konur. Nöbeti bir uzman hekim görürse de tanı koyabilir.

EPİLEPSİ BULAŞICI BİR HASTALIKMIDIR?
Epilepsi bulaşıcı bir hastalık değildir.

DAİMA İRSİ BİR HASTALIKMIDIR ?
Epilepsilerin yaklaşık % 15- 20 kadar bir bölümü irsidir. Bunun dışındakiler irsi değildir.

HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR ?
Epilepsi baş ağrılarından sonra en sık görülen nörolojik hastalıktır. Epilepsi en sık ilk 20 yaşta görülmekte, görülme oranı 20-60 yaş arasında azalmakta, 60 yaştan sonra tekrar artmaktadır.
HANGİ SIKLIKTA GÖRÜLÜR ?
Hemen tüm ırklarda % 0.5 oranında görülür.

NASIL TEŞHİS EDİLİR ?
Epilepsinin en iyi teşhisi nöbetin görülmesi ile yapılır. Beyin elektrosu (EEG) diğer bir tanı yöntemidir. Hastanın görüntüsü ile EEGsini video bantlara kaydederek yapılan LTME (epilepsi için video EEG monitorizasyon) epilepsi tanısını koymada en kesin yöntemdir. EEG epilepsinin tanılandırılması ve takibinde hemen hemen en önemli ve ucuz yöntemdir. Epilepsi hastalığında EEGde anormal beyin dalgaları sıklıkla görülebilmektedir. Ancak az bir epilepsi hastası grubunda EEG, hatta uzatılmış uyku EEGleri bile normal çıkabilir. Bu, epilepsi olmadığı anlamına gelmez.
Bunun yanında beyin manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT), pozitron emisyon tomografisi (PET), tek foton emisyon tomografisi (SPECT) de epilepsi nedenini araştırmada ve nöbeti oluşturan odağı bulmada kullanılan yöntemlerdir.
NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
1- İlaçla
2- Ameliyatla
3- Epilepsi Pili ile
4- Diyetle tedavi edilir.
Epilepsilerin yaklaşık % 80i ilaç ile tedavi edilirler. İlaçlarla nöbetleri durmayan ve nöbetler nedeni ile yaşam kalitesi düşen hastalar ameliyatla, ameliyat olamayacak hastalar ise epilepsi pili ile tedavi edilirler.

EPİLEPSİ TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR ?
Epilepsi hastası hekimin verdiği ilaçları verilen dozda ve sürede düzenli olarak kullanmalıdır. Verilen ilaçlar ancak yeterli kan düzeyine eriştikleri zaman nöbetleri durdurabilir. Verilen bir ilaçla nöbetler durmazsa hekime haber verilmelidir. Epilepsi ilaçları genellikle en az birkaç yıl, bazen de ömür boyu düzenli olarak kullanılır. Hastalar asla kendi bildiğince ya da hekim dışı kişilerin önerileri ile ilaçlarını kesmemelidir. Ek olarak, nöbet artırıcı durumlardan uzak kalmak gerekir.

EPİLEPSİ TEDAVİSİ NE KADAR SÜRER ?
Genellikle en az 2 yıl sürer. Bazı epilepsi tiplerinde 2 yıl nöbetsizlikten sonra ilaçların kesilmesi denenebilir. Bazı epilepsi tiplerinde ise ömür boyu ilaç kullanmak gerekir.
İLAÇLAR KESİLDİKTEN SONRA EPİLEPSİ TEKRARLAYABİLİRMİ ?
Deneyimler bazı epilepsi tiplerinde epilepsinin ilaçlar kesildikten sonra % 30 oranında tekrarladığını göstermiştir.
İLAÇLAR EPİLEPSİYİ TAMAMEN GEÇİREBİLİRMİ ?
İlaçlar genel anlamda epilepsi nöbetlerini durdurur. Epilepsiyi yapan nedeni geçirmeyebilir. Örneğin bir hastanın beyninde beyin tümörü var ve buna bağlı nöbetler oluyorsa, epilepsi ilaçları beyin tümörünü geçirmez. Ancak bir kısım hastada 2-5 yıllık tedaviden sonra beynin sara yapan mekanizmayı kontrol altına alması ile epilepsi hastalığı da geçmektedir.
İLAÇLAR NEZAMAN KESİLMELİDİR ?
Bir kısım hastada en az 2 yıl nöbet geçirmeyen ve EEGleri normale dönen hastalarda ilaç kesilmesi denenebilir. Bazı epilepsi tiplerinde ise genellikle ömür boyu ilaç kullanmak gerekir.

EPİLEPSİ İLAÇLARININ NE GİBİ YAN ETKİLERİ VARDIR ?

Karbamazepin içeren ilaçlar başlangıçta sersemlik uyku hali, dengesizlik, baş ağrısı, yüksek dozlarda çift görme, beyaz küre azalması, allerji, valproik asit içerenler mide şikayetleri, ellerde titreme, saç dökülmesi kilo artması, fenitoin içerenler diş etlerinde büyüme, beyinde hafif küçülme, sinir ucu iltihabı gibi yan etkiler yapabilir. Bazı hastalarda başlangıçta unutkanlık, çocuklarda hafif öğrenme güçlüğü yapabilirler. Fenobarbital içerenler çocuklarda fazla hareketlilik ve yaramazlık, okul başarısının düşmesine neden olabilir. Diğer ilaçlar için hekiminize danışınız.
Epileptik hastalarda hatta normal kişilerde nöbet yapabilen ilaçlar: nezle-grip ilaçları, öksürük kesice şurup ya da haplar, ofloksazin grubu başta olmak üzere antibiyotikler, imipramin, clomipramin, maprotilline, amytriptilline başta olmak üzere depresyon ilaçları, başta klorpromazin (Largactil) olmak üzere antipsikotikler, bazı parazit ve mantar ilaçları, östrojen hormonları, bazı ağrı kesiciler ve bazı allerji ilaçlarıdır. Nöbet yapabilen burada veremeyeceğimiz daha birçok ilaç vardır hekiminize danışınız.

EPİLEPSİ İLAÇLARI VE HAMİLE KADIN HASTALAR, BEBEKTE SAKATLIK DURUMU
Normal bir kadının sakat çocuk doğurma oranı % 3.8dir. Sakat çocuk doğurma oranı karbamazepin ve fenobarbitalde %4, pirimidonda % 5, fenitoinde % 7, valproik asitte % 9 bulunmuştur. İkiden fazla ilaç birden kullanılıyorsa bebekte sakatlık riski hemen % 20 lere çıkmaktadır. Bu nedenle gebe kalacak epileptik hastaların ilaçları gebelikten önce mümkünse tek ilaca ve en az doza indirilmelidir.

EPİLEPSİ HASTASI NELERE DİKKAT ETMELİDİR ?
İlaçlarını düzenli kullanmalı, hekimini durumu hakkında istenilen sıklıkta bilgilendirmeli, epilepsideki yasaklara ve koruyucu önlemlere uymalıdır.

NELER NÖBETLERİ ARTIRABİLİR ?
Epilepsi nöbetleri artıran etkenler; stres, uykusuzluk, alkollü içkiler, bazı ilaçlar (epilepsi dışında kullanılanlar), sıcakta ve güneşte uzun süre kalma, aşırı yorgunluk, ateş ve ishal durumlarıdır. Ateş ve ishal durumlarında genellikle kullanılan epilepsi ilacının kan seviyesi düştüğünden nöbet olabilir. Bazı hastalarda nöbetler kesikli ışık ile tetiklenir (fotosensitif epilepsiler), bu tip hastalar televizyonu ve bilgisayar ekranını yakından ve uzun süre seyretmemeli ve disko ışıkları gibi kesikli ışıklara bakmamalıdırlar. Kolalı içecekler nadiren ve genellikle çocukluk çağı absans epilepsilerini artırabilir. Aç karnına fazla miktarda çay ve kahve gibi içecekler içilmemelidir. Bazı kadın hastalarda nöbet adet öncesi 1 haftalık dönemde, adet sırasında ya da daha nadiren iki adet ortasında (yumurtlama dönemi) artar. Bunun nedeni östrojen başta olmak üzere kadınlık hormonlarıdır.

HANGİ HASTALAR AMELİYAT EDİLİR ?
Nöbetleri ilaç tedavisine cevap vermeyen yani denenen tüm ilaçlara rağmen nöbetleri durmayan ve yaşam kalitesi bu nöbetler nedeni ile çok bozulan hastalar ameliyat adayıdır.

HER HASTA AMELİYAT EDİLİR Mİ?
Hayır. Önce nöbetlerin neden durmadığı araştırılmalıdır. Hastanın nöbetlerinin gerçek epilepsi nöbeti olup olmadığı, hastanın epilepsi tipine uygun ilacın, uygun dozda verilip verilmediği, hastanın ilacını verilen dozda ve düzenli olarak kullanıp kullanmadığı gibi nedenler araştırılır. Gerçek nöbetleri olan ve verilen tüm tedavilere rağmen nöbetleri durmayanlar ameliyat edilirler.

EPİLEPSİYİ TAKLİT EDEN HASTALIKLAR VAR MIDIR ?
Evet. Bazı hastalıklar epilepsiyi taklit eder. Bazı nöbetler psikolojiktir ve gerçek nöbeti taklit edebilirler. Bu hastaların nöbetleri epilepsi ilaçları ile durmaz. Bunların tedavisi psikolojiktir. Kalp ritm bozukluklarında görülen kalp yavaşlamalarında epileptik nöbete benzer durumlar olabilir, migren, nokturnal myoklonus, huzursuz bacak hastalığı, nöropatilerdeki yanmalı gece nöbetleri, psikolojik hastalıklar, psikolojik nöbetler epilepsi ile karışabilen hastalıklardandır.

EPİLEPSİ AMELİYATLARI NASIL YAPILIR ?

Ön hazırlıklar tamamlandıktan ve sara odağının yeri ve çıkarılabilirliği tam olarak saptandıktan sonra ameliyat uygulanır. Ameliyat yapılabilmesi için sara odağının tek olması, çıkarılması durumunda hastanın zarar görmemesi (hassas beyin bölgesinde bulunmaması), hastanın ameliyata engel durumunun olmaması şarttır. Başlıca 2 tip ameliyat yapılır.
1- Sara odağının çıkarılması: En kökten ameliyattır. Bunlarda başarı oranı yüksektir. Sadece sara odağı, bir beyin lobu ya da bir beyin yarımküresi çıkarılabilir.
2- Sara nöbetinin yayılmasını önleyici ameliyatlar: Kallosotomi (iki beyin yarımküresini birleştiren köprünün önce ön tarafının sonra gereğinde arka tarafının kesilmesi) ve Morel ameliyatı (sara odağının çevresinin kesilmesi) gibi ameliyatlardır. Sara odağının çıkarılmasının sakıncalı olduğu durumlarda uygulanır. Temel amaç küçük nöbetlerin büyük nöbete dönmesini engellemektir. Düşme nöbetlerinde oldukça iyi sonuçlar alınır (% 75-80).

AMELİYAT ÖNCESİ HAZIRLIKLAR NELERDİR ?
1- Önce video monitorizasyon ile hastanın nöbetleri kaydedilerek hastanın gerçekten epilepsi olup olmadığı. Epilepsi varsa ne tip olduğu, sara odağının beynin etrafında ve neresinde olduğu kafa dışı kayıtlamalarla anlaşılmaya çalışılır.
2- Beyin MR, gereğinde PET ve SPECT tetkikleri ile beyinde görünümsel bir arıza olup olmadığı araştırılır.
3- Gereğinde kafa içine teller (elektrodlar) yerleştirilerek sara odağının kesin yeri ve boyutları saptanır. Bu bölge elektrikle uyarılarak bu bölgenin ne işe yaradığı, çıkarılması ile hastanın bir zarar görüp görmeyeceği anlaşılır.

AMELİYATIN BAŞARI ORANI NEDİR ?
Bu oran sara odağının yerine boyutuna ve sayısına bağlıdır. dolayısıyla her hastaya göre değişir. Ancak şakak lobu (temporal lob) epilepsilerinde % 70 -90 oranında nöbetler durdurulmaktadır. Alın ve arka loblarda başarı % 40-60 civarındadır. Düşme nöbetlerinde kallosotomi % 75-80 başarılı olur.

EPİLEPSİ PİLİ NEDİR ?
Nöbetleri ilaçla tedavi edilemeyen ve ameliyat edilmeleri çeşitli nedenlerle sakıncalı olan hastalara uygulanır. Boynun sol tarafındaki bir sinire (vagus siniri) kesikli elektrik uyarımı veren bir sinir uyarıcısı takılır. Alet, sol memenin altına yerleştirilir, kablolar cilt altından sinire takılır. Ameliyattan sonra belirli zamanlarda akım şiddeti ve süresi ayarlanır. Bazı hastalarda etki hemen bazılarında geç görülür.

KETOJENİK DİYET:
Özellikle Lennox Gastaut sendromunda kullanılır. Gıdaların % 80inin yağlı diyete dönüştürülmesi şeklinde uygulanır.

Bir Cevap Yazın