Serebral Palsi - Beyaz Değişimler

Serebral Palsi

Serebral palsi, bir hastalık değildir. Bir grup nörolojik bozukluğu tanımlayan bir terimdir. Bu bozukluk doğum öncesinde, doğum sırasında ya da hayatın ilk yıllarında beyindeki bir gelişme bozukluğu, infeksiyon, travma veya anoksiye (beynin oksijensiz kalması) bağlı olarak gelişebilir. Beyinde meydana gelen bu bozukluklar kalıcıdır, ancak ilerleyici değildir.

Serebral palsiye neden olan başlıca faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Doğum öncesi nedenler
2. Doğuma bağlı nedenler
3. Doğumdan sonra gelişen nedenler

Doğum öncesi nedenler şunlardır:

-Herediter. Belirtiler doğumdan itibaren vardır ve ilerlemez.
-Bebeğin anne karnında geçirdiği önemli infeksiyonlar
-Gerek annenin hastalıkları, gerekse plasenta bozuklukları sonucu bebeğin beyninin oksijensiz kalması
-Anne karnındaki bebekte beyin kanaması oluşması
-Rh uyuşmazlığı
-Şeker hastalığı
-Annenin özellikle gebeliğin ilk üç ayında geçirdiği kanamalar
-Annenin ilaç alışkanlığı, hipertansiyonu, radyasyona maruz kalması gibi nedenler

Doğum sırasında oluşan nedenler ise şunlardır :
-Bebeğin anormal gelişi
-Kordon dolanması, kordonun kısa veya uzun olması
-Doğumun uzaması
-Zor doğum
-Doğumdan hemen sonra solunumun yeterli olmayışı.

Güç doğumlarda beyin içi kanama sıktır. Bu kanama direkt beyine etki ederek beynin oksijenlenmesini azaltır.

Serebral palsiye yol açabilecek doğum sonrası nedenleri ise şöyle sıralayabiliriz

-Çocuğun geçirdiği menenjit, ensefalit, kafa travması gibi direkt beyni ilgilendiren nedenler
-Malnutrisyon dediğimiz bebeğin kötü beslenmesi
-Değişik nedenlerle oluşabilen zehirlenmeler
-Hipoglisemi (bebeğin kan şekerinin düşmesi)
-Bebeğin hiperbilirubinemi dediğimiz ağır sarılık geçirmesi
-Prematürelik tek başına serebral palsi nedenidir.
-Bebeğin ateşinin çok yükseldiği durumlar
-Değişik kalp ve akciğer anomalileri

Kliniği ve hastalığın seyri :
Beyin harabiyetine ait bulgular doğuştan itibaren var olmasına rağmen serebral palsi tanısı bebek gerekli aşamaları yapamayınca ve hareket bozuklukları gösterince konur. Bebeğin gelişmesi yavaştır; yaşamın ilk yılında gevşek olan bebekte daha sonra kasılmalar başlar. Devamında beceriksizlik, hiperaktivite, donukluk ortaya çıkar. Görme, işitme, konuşma ve davranış bozuklukları gelişebilir.
Serebral palsinin bazı tipleri daha çok kas ve tendonları tutar, bunlarda değişik felçler gelişir. Bazıları ise beyni tutarak çeşitli istemsiz hareketlere neden olur. Serebral palsili çocukların zeka dereceleri çok farklıdır. Bu çocukların toplumdaki yerlerini de fiziksel kusurları ve zeka dereceleri belirler. Serebral palsili çocukların yaklaşık %30-40 ı hayatlarını kendi başlarına idame ettirebilir. Geri kalanları ise ailelerine bağımlı olarak yaşamaktadırlar.

Tedavi
En iyi tedavi serebral palsiden korunmaktır.
İyi bir gebe bakımı, iyi bir doğum ve yenidoğanın çeşitli hastalıklardan korunması ve tedavisi ile serebral palsi önemli derecede azaltılabilir. Tedavide en önemli yer işgal eden fizik tedaviye tanı konur konmaz başlanmalıdır. Fizyoterapi kasılmaları engellemede ve yerleşmiş deformiteleri düzeltmede yardımcı olabilir. Kasların kasılmalarını çözmede diazem benzeri ilaçlardan yararlanılabilir. Kalça çıkığı, aşırı kasılma gibi durumlarda cerrahi girişimler yapılabilir. Havalesi olan çocuklara ayrıca bu yönde tedavi uygulanmalıdır.

Serebral palsili çocuğa ve ailesine en iyi yardım, çocuk hekimi, fizyoterapist, nörolog ve psikolog gibi uzmanların oluşturacağı bir ekip çalışmasıdır. Çocuğun daha olumlu bir yaşam ve mental gelişmeye sahip olabilmesi için bu ekibe büyük görevler düşer. Aile, çocuğa karşı aşırı koruyucu bir tavır takınmalarının sakıncaları konusunda eğitilmelidir. Yine ailelere çocuğun var olan yeteneklerinin farkına varması için ve bunların geliştirilmesine yönelik yapabilecekleri yönünden yardımcı olunmalıdır

Serebral Palsi belirtileri, Türkiye de ve Dünya da Durum

Beynin hareket merkezlerini kontrol eden hücrelerinin zarar görmesi sonucunda, kas ve sinir sisteminde oluşan hasarlar vücut bozukluklarına neden oluyor. Serebral Palsi (SP), beynin özellikle hareket merkezlerini kontrol eden hücrelerinin zarar görmesi sonucunda, kas ve sinir sisteminde oluşan sorunların genel adıdır. Büyük bölümü normal zekaya sahip olmasına rağmen SP li hastalarda kas ve sinir sistemlerinde bulunan engelleri nedeniyle vücut bozuklukları görülmektedir.

Ne Kadar Yaygındır?

Amerika da yaklaşık 700.000 kişi, Türkiye de 150.000 kişi SP hastasıdır. Bu rakamın yaklaşık üçte birini 21 yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır. Her yıl Amerika da 5.000, Türkiye de ise 16.000 bebek, SP sendromu ile dünyaya gelmektedir.
Serebral Palsi nin Tedavi ve Rehabilitasyonunda Kullanılan Yöntemler

Her Serebral Palsi hastası, beyindeki hasar düzeyi farklı olduğu için, bir diğerine göre farklı bir rehabilitasyon süreci yaşamaktadır. Bu süreç, ömür boyu sürebilmektedir. Aşağıdaki yöntemler, hastanın durumuna göre tümü bir arada kullanılabildiği gibi, bazıları her hastaya uygulanamaz.

1) Yürüme ve Oturmayı Destekleyici Özel Ekipmanlar
2) Fizik Tedavi
3) Eğitim Terapisi
4) Konuşma Terapisi
5) Psikolojik Terapi
6) İlaç Tedavisi
7) Cerrahi
8) Konuşma ve zeka gelişimini sağlayan teknolojik ekipmanlar

Türkiye de Durum
Her gün 43 çocuğun Serebral Palsi li doğduğu ve 150.000 in üzerinde Serebral Palsi hastasının bulunduğu ülkemizde, fizik tedavi, eğitim terapisi gibi rehabilitasyon hizmetleri; Çapa, Cerrahpaşa, Marmara ve Hacettepe Üniversiteleri bünyesinde kurulan birimler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren İstanbul Özürlüler Merkezi ile toplam sayıları 10u geçmeyen çeşitli özel kuruluşlar tarafından verilmektedir. Bu merkezlerin toplam kapasitesi en çok 3.000 hasta düzeyindedir.

Türkiye de Serebral Palsili hastaların rehabilitasyonunda önemli yer tutan yürüme ve oturmayı destekleyici ekipmanlar üretilmemektedir. Bu ekipmanların ithalatı da kısıtlı düzeydedir. Aynı şekilde, Serebral Palsili çocuklara yönelik konuşma ve zeka gelişimini sağlayan teknolojik ekipmanlar ve özel bilgisayar programları da bulunmamaktadır.

Dünyada Durum

Avrupa Birliği ülkelerinde Serebral Palsili çocukların tüm tedavisi, devlet tarafından karşılanmakta, yürüme ve oturmayı destekleyici özel ekipmanlar yine devlet tarafından ailelere ücretsiz olarak verilmektedir.

ABD de ise Serebral Palsili çocuğun devam ettiği okullarda fizyoterapist ve eğitim uzmanı çalıştırma zorunluluğu getirilmiştir. Diğer tedaviler sigorta şirketleri tarafından sağlanmaktadır. Özel ekipmanların bir kısmı, sigorta şirketlerinden diğer kısmı ise sosyal kurumlardan sağlanmaktadır.

Doğu bloğu ülkelerinde, Serebral Palsili çocuklar özel statüde değerlendirilerek, tedavileri devlet tarafından yapılmaktadır.
Serebral Palsinin Tipleri

A- Etkilenen kol, bacak sayısına göre
– Kuadripleji (tetrapleji): 2 kol ve 2 bacak etkilenmiş
– Dipleji: Bacaklar kollardan daha fazla etkilenmiş
– Hemipleji: Vücudun bir kısmı etkilenmiş

B- Hareket bozukluğuna göre
– Spastik serebral palsi: Spastik kaslar serttir, gerilmeye direnç gösterirler. Normalde bir grup kas hareket ederken karşıt grup gevşer. Spastik kaslarda bu mümkün değildir. Tüm kas grupları aynı anda kasılırlar ve etkin hareketi engellerler. Spastisitenin, yani kasların aşırı gerginliğinin derecesi zamanla değişebilir; fizik, cerrahi tedavi, ilaçlar spastisiteyi kontrol altına almaya yardım eder. Beynin korteks denen en dış kısmında meydana gelmiş olan hasar genellikle spastisiteye neden olur.
– Atetoid serebral palsi: Çocuklarda hareketle artan istemsiz hareketler vardır. Çoğu kez konuşma bozukluğu da görülür. Beynin orta kısmında yer alan bazal ganglia hasarları nedeni ile gelişir.
– Ataksik serebral palsi: Çocukların dengeleri bozuktur. Bunlar genellikle gevşek çocuklardır, yürüme bozukluğu vardır. Beyincik hasarı nedeni ile gelişir.

Serebral Palsi Tanısı Nasıl Konur?
Aileden alınan hikaye, çocuğun muayenesi ve yardımcı laboratuar incelemeleri ile tanı konur. Laboratuar incelemeleri arasında bazı özel kan ve idrar tetkikleri, beynin bilgisayarlı beyin tomografisi veya manyetik rezonans görüntüleme denilen daha ayrıntılı bir tetkik ile incelenmesi, yer alır. Serebral palsi hemen doğumdan sonra belli olmayabilir, fark edilmesi aylar, bazen yıllar sürebilir. Bu sürede aileler çocuklarının yaşıtlarından farklı geliştiğini fark ederler.

Serebral Palsi Önlenebilir mi?
Annenin gebelik süresinde iyi beslenmesi, düzenli takiplerinin yapılması kısmen serebral palsiyi önleyebilir. Anne bakımının ve doğum şartlarını eskiye göre daha düzelmesine karşın yoğun bakım üniteleri çok düşük doğum tartılı bebeklerin ve çok erken doğan bebeklerin de yaşamasını sağladığından ve bu bebekler serebral palsi açısından yüksek riskli olduğundan günümüzde serebral palsi sıklığı azalmamıştır. Serebral palsinin yüzde yüz önlenmesi şu anki bilgilerimize göre mümkün değildir.

Serebral Palside Fizyoterapi

Fizyoterapi neden gereklidir?
Fizyoterapide amaç doğru hareketin öğretilmesidir. Çocuğun gün içinde düzgün duruşu sağlanabilirse normal hareket gelişiminin olabilmesi için gerekli duysal uyarı sağlanmış olur.

Fizyoterapi ne zaman başlar?
Fizyoterapiye riskli bebeklerde, yani anne karnında, doğum sırasında veya sonrasında sorunu olan bebeklerde, yenidoğan döneminde başlanmalıdır.

Tedaviye erken başlamanın istenmeyen kasılmaları önlemede, bebeğin doğru duruş şekillerini öğrenmesinde, kendi vücudunu hissetmesinde, ileride gelişebilecek eklem sertliklerini (kontraktürleri) önlemede ve normale yakın hareket özelliklerini kazanmasında yararı vardır.

Fizyoterapi nasıl yapılır?
Bütün çocukların anneleri ile yakın ilişkiye ihtiyaçları vardır. Öğrenme doğum ile başlar. Öğrenme, anne ve bebek arasında göz ile ve yüz yüze ilişki kurarak başlar. Annenin yüz ifadesi çocukla yakın mesafedeki ilişkisi ve bu durumun günlük yaşantı içinde sık tekrarı, fizyoterapi egzersizleri, sesler ve deri teması ile birleşerek çocukta olumlu etkiler yaratır. Buna karşılık yeterince ilgilenilmeyen bir çocuk ise daha yavaş ve daha az öğrenecektir.

Çocuğun fiziksel gelişimi için önemli bir diğer faktör de oyundur. Oyun, çevreyi keşfetmede eğlenceli bir durum olarak ifade edilebilir. Oyun ilginç ve hoşlanılabilir ise, belirgin bir çaba olmaksızın aktif olarak düzenli bir şekilde devam eder. Çocuk için oyunun esası zevk verici olmasıdır. Bu zevk, hem anne-baba hem de çocuk için geçerlidir. Çocuk yetişkinlere gülüyor, heyecanlanıyorsa oynuyor ve öğreniyordur. Çocukla egzersiz yapmak da oyunlar ile birleşirse aile ve çocuk için zevkli saatler haline getirilebilir.

Çocuk ile egzersiz yaparken ne yapmak istediğinizi gösterdikten sonra beklemek, başarılı olduğu durumlarda memnuniyetinizi ifade etmek, desteğe ihtiyacı olan durumları önceden kestirerek yardımcı olmak onu olumlu etkiler ve çaba harcamasını arttırır. Anne-baba dereceli olarak yardımları azaltmalıdır.

Ailelerin Yapmaması Gereken Hareketler

Hareket problemi olan bebekleri erken aylarda ana kucağına oturtmak sakıncalıdır. Yürüteç bu bebekler için hem tehlikelidir hem de hareketleri kısıtladığı için önerilmez. Ayrıca yürüteçte uzun süre durmak ayak bileklerinde gerginliği arttırmaya yol açacağından kullanılması uygun değildir. Aynı şekilde hoppala da zamanından önce ve yanlış yük verileceği için özellikle kalça ve ayak bileği eklemleri için zararlı olacaktır.

Oturma, yürüme gibi işlevlere zamanından önce teşvik etmek ileride ortopedik sorunlara yol açabileceğinden çocuğun fizyoterapistine danışmadan yapılmamalıdır. Çocuk için yararlı olmayan hareketler ileri dönemlerde çocuğun hareketleri ve becerilerini olumsuz yönde etkiler, eklemlerde kısıtlılığa ve şekil bozukluklarına yol açabilir. Aileler mutlaka fizyoterapistlerinin önerilerine göre davranmalıdır.

Tavşan zıplaması, normal çocukların etrafta hareket etmek üzere kullandıkları bir yöntemdir. Bu hareket bazen serebral palsili çocuklar tarafından da kullanılabilmektedir. Ancak spastik çocuk için bu hareket zararlıdır. Spastik çocukta kalça, diz ve ayak bileğinde bükülmeye eğilimi arttırır, ortopedik bozukluklar, hatta ayakta durma ve yürümede güçlükler meydana getirebilir.

Normal bebek doğduğunda refleks yürüme vardır. Yenidoğanda ayaklardan birinin tabanı herhangi bir yüzeye dokunduğunda diğer bacak bükülür ve yürüme görüntüsü verir. Bu refleks yaklaşık 4 hafta devam eder, daha sonra devam etmesi normal değildir. Kollarının altından tutulan serebral palsili bir çocukta bu refleks kaybolmadığı için aileler yürüme hareketi olarak değerlendirirler. Halbuki bu hareket yenidoğan çocuğun reflekslerinden farksızdır. Çünkü normal çocuk yürümeye başlamadan önce, emniyetli olarak her iki ayağı üzerinde durmayı öğrenir.

Yararlı bir tedavi programı yanlış hareketlerden sakınarak ve bunların sebeplerini anlayarak gerçekleşir. Çocuğun nasıl tutulduğu çok önemlidir. Yanlış tutuş ile kasılma ya da istemsiz hareketler artabilir, anormal hareketler açığa çıkabilir.

Bir Cevap Yazın